top of page

Çoktan Seçmeli Sorular Gerçekten Öğrenmeyi Ölçüyor mu?

  • Yazarın fotoğrafı: Yusuf Öç
    Yusuf Öç
  • 7 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Üstün Nitelikli Makale Ödülü

Comparing the effectiveness of multiple answer and single answer multiple choice questions in assessing student learning başlıklı çalışmamızın Outstanding Paper Award (Üstün Nitelikli Makale Ödülü) aldığını paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Makalenin orijinal metnine, Bayes Business School ve City St George’s University of London’ın desteği sayesinde ücretsiz olarak buradan ulaşabilirsiniz: (Link)

Neden “Birden Fazla Doğru Cevap” Daha Derin Öğrenmeye Yol Açabilir

Online eğitimde ve büyük sınıflarda ölçme ve değerlendirme denildiğinde, çoktan seçmeli sorular hâlâ en yaygın araçlardan biri. Hızlı, objektif ve ölçeklenebilir olmaları büyük avantaj. Ancak son yıllarda iki temel soru giderek daha fazla soruluyor:Birincisi, çoktan seçmeli sınavlar gerçekten derin öğrenmeyi ölçüyor mu?İkincisi ise yapay zekâ çağında bu sınavlar akademik dürüstlüğü ne kadar koruyabiliyor?

Bu sorulardan yola çıkarak yaptığımız çalışmada, klasik tek doğru cevaplı çoktan seçmeli sorular ile birden fazla doğru cevabı olan soruları karşılaştırdık ve özellikle yüksek lisans düzeyinde öğrenci öğrenmesini ne kadar iyi ölçtüklerine baktık.

Araştırmanın Kurulumu Kısaca Nasıldı?

Çalışma, tamamen online yürütülen bir Marketing MSc programında gerçekleştirildi. Öğrenciler rastgele iki gruba ayrıldı ve iki ayrı sınavda aynı sorularla ama farklı formatlarla değerlendirildi.Bir sınavda öğrenciler tek doğru cevaplı sorularla karşılaşırken, diğer sınavda aynı sorular bu kez birden fazla doğru cevabı olacak şekilde sunuldu. Üç hafta sonra gruplar yer değiştirdi.

Sadece notlara bakmakla yetinmedik. Öğrencilerin:

  • Ne kadar süre çalıştığını

  • Soruları ne kadar zor bulduklarını

  • Algılanan iş yükünü

  • Ders ilgisini

  • Ve sınav deneyimlerine dair duygularını

hem anketlerle hem de odak grup görüşmeleriyle inceledik.

Bulgular Ne Söylüyor?

Sonuçlar ilk bakışta şaşırtıcı olabilir. Birden fazla doğru cevabı olan sorular:

  • Daha düşük notlara yol açtı

  • Daha zor algılandı

  • Öğrenciler tarafından daha az “sevildi”

Ama kritik bir nokta var.Bu sorular öğrencilerin daha az çalışmasına yol açmadı. Çalışma süresi ve algılanan iş yükü, klasik sorularla neredeyse aynıydı.

Dahası, nitel görüşmelerde öğrenciler şunu çok net söyledi:Bu sorular onları ezberden uzaklaştırdı, daha dikkatli okumaya, kavramları ilişkilendirmeye ve gerçekten anlamaya zorladı.

Yani öğrenciler bu formatı zor buldu ama adil ve öğretici olarak tanımladı. Bir öğrenci bunu şöyle özetledi:“Ezberlesem geçemezdim, gerçekten anlamam gerekiyordu.”

Bu Neden Önemli?

Ölçme değerlendirme literatüründe uzun süredir bilinen bir gerçek var:Öğrenciler, neyin ölçüldüğüne bakarak nasıl çalışacaklarına karar verirler.

Tek doğru cevaplı sorular çoğu zaman “hangisi doğru?” refleksini tetiklerken, birden fazla doğru cevabı olan sorular “neden doğru, neden yanlış?” sorusunu zorunlu kılıyor. Bu da analiz, değerlendirme ve uygulama gibi daha üst düzey bilişsel süreçleri devreye sokuyor.

Ayrıca yapay zekâ araçlarının doğru cevabı hızla üretme kapasitesi düşünüldüğünde, birden fazla doğru cevabı olan, senaryo bazlı sorular akademik dürüstlük açısından da daha dirençli bir yapı sunuyor.

Peki Bu Sınıfta ve Sınavlarda Nasıl Kullanılabilir?

Araştırmadan çıkan en pratik sonuç şu:Bu bir “ya o ya bu” meselesi değil.

En etkili yaklaşım, hibrit bir sınav tasarımı. Örneğin:

  • Tek doğru cevaplı sorular, temel kavram bilgisini ölçmek için

  • Birden fazla doğru cevaplı sorular, uygulama ve analiz için

birlikte kullanılabilir.

Öğrenciler için kritik olan nokta ise hazırlık. Eğer bu format ilk kez karşılarına çıkıyorsa:

  • Önceden örnek sorular paylaşmak

  • Deneme amaçlı formative quizler yapmak

  • Birden fazla doğru cevaplı soruların nasıl okunacağı ve yanıtlanacağı konusunda açık rehberlik sağlamak

kaygıyı ciddi biçimde azaltıyor.

Değerlendirme Bir Öğrenme Aracı Olabilir mi?

Bu çalışmanın belki de en önemli mesajı şu:Zorlayıcı değerlendirmeler, doğru tasarlandığında öğrencinin öğrenmesini baltalamıyor, aksine güçlendiriyor.

Öğrenciler sınavdan hoşlanmak zorunda değil. Ama sınav, onlara “gerçekten öğrenmiş miyim?” sorusunu sorduruyorsa, amacına hizmet ediyor.

Bu nedenle özellikle yüksek lisans ve ileri düzey derslerde, ölçme ve değerlendirmenin sadece not vermek için değil, öğrenmeyi yönlendirmek için tasarlanması gerekiyor.

Son Söz

Çoktan seçmeli sınavlar doğru kurgulandığında yüzeysel olmak zorunda değil. Birden fazla doğru cevabı olan sorular, öğrencileri daha derin düşünmeye, daha dikkatli okumaya ve bilgiyi gerçekten içselleştirmeye zorlayabiliyor.

Anahtar nokta, denge ve tasarım. Soru tipi tek başına değil, nasıl ve ne amaçla kullanıldığı belirleyici.



Sorularınız olursa bana ulaşmaktan çekinmeyin.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page